2018 Ekonomik Krizi, Ekonomi

Milli para da neymiş? Dolarizasyon forever

Bizim yalnız ve güzel paramız TL yine “kanıyor”.

Ulusal paramız TL’nin faizini aşağı bastırmak için siyasi mekanizmalar devrede; bankalara mevduat ve kredi faizinin hangi seviyenin altına çekecekleri dolaylı yollarla iletiliyor, Hazine ihalelerinde piyasada olmayan piyasa dışı faizleri teklif eden 2-3 banka ile (kamu bankaları olmasın?) ihaleler kotarılıp faiz belirleniyor; “faiz düştü” aldatmacası yapılıyor. Sadece aldatmaca değil, ihalede “hile” olmayacağına güvenip “ihale sonucu ortaya çıkacak ortalama faizden” tahvil alacağını taahhüt ederek ihaleye katılan bankalar ve kamu kuruluşları (En başta İşsizlik Fonu) resmen “ütülüyorlar”.

Kur patladığında “döviz ve altınınızı yastık altından çıkarın, TL’ye çevirin” diye seslenen siyasetçiler, şimdi “Bakan Albayrak müjdeyi verdi; pazartesi başlıyor” başlıklarıyla gazetelerden “döviz cinsi tahvil satışı”, “altın tahvili satışı” duyurlarını müjdeliyorlar.

Ekran Resmi 2018-12-14 21.34.01

Sahi vatandaş döviz mi bozduracak? Döviz alıp dolar-euro tahvili mi alacak? Ya da altın tahvili? Bir karar verseniz?

Ekran Resmi 2018-12-14 21.36.03

Hem kriz patladığında vatandaşa “döviz almayın, döviz bozdurup TL’ye yatırın” diyeceksiniz, sonra “gel sana döviz tahvili satalım” diyeceksiniz? Ya da “müjde altın tahvilini satışa sunuyoruz” diyeceksiniz.

“Dövizli sözleşme yapamazsınız” diye yasakladıktan sonra, vatandaşa “dövizli bir sözleşme olan”; “bugün döviz cinsi tahvil al benden, sana yüzde 4 faiz ödeyeyim” teklifi yapacaksınız. İcaba uyup tahvil satın alıp kabul eden vatandaşla “dövizli bir sözleşme” yapmış olacaksınız.

Peki Ankara ne yapmaya çalışıyor?

Şunu: TL borçlanmayarak faizleri düşüreceğini düşünüp, borçlanma ihtiyacını dövizle karşılama peşinde koşuyor.

Koşarken de vatandaşı dolarizasyona teşvik ediyor.

İşte bu yüzden aşağıdaki tweeti yazdım.

Mevcut enflasyon görünümünde faizleri aşağıya iten, yapay biçimde faiz düşürme operasyonları yapan Ankara, vatandaşın ne yapacağını biliyor diye.

 

Hem vatandaşa “döviz tutma TL tut” diyeceksiniz, iş kesimine ve yurtdışı iş ortaklarına “Milli para ile ticaret yapacağız” diye yol göstereceksiniz, sonra dövizli tahvili “bakın burada devlet garantisi var alın” diye pazar açarak “yabancı para tahvili promosyonu” yapacaksınız; hangisi?

Önce vatandaşın elindeki dövizi bozdurmasını istiyorsunuz, sonra kendisinden bunu almak istediğinizi gösteren bir teklif yapıyorsunuz. Başardınız; “bu elimdeki dövize göz koymuşlar” diye düşündürmenin kapısını açtınız.

Vatandaşın tercihinin hangisi olacağına dair tahminimi söyleyeyim; vatandaş dövizini alıp yastık altında tutar.

Sahi milli paramıza “ekonomik saldırı” kapısı nasıl açılıyor? Vatandaşa döviz aldırarak, döviz tutması teşvik edilerek, hem de “devlet güvencesi” vurgusu ile TL’yi zayıflatarak nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?

Sahi paramızı zayıflatmak isteyen bir döviz lobisi mi var?

 

Uğur Gürses

cropped-20708353_251044232081771_6369633781164818234_n-1.jpg

 

 

 

Reklamlar

“Milli para da neymiş? Dolarizasyon forever” için 4 yorum

  1. çok doğru ve isabetli bir tespit aynı zamanda bilge ve zekanın temsilcisi olarak değer kaybeden bir piyasanın tüm analizini ve sokaktaki vatandaşın kıvrak zekasını çok güzel ifade etmişsiniz aynen görüşlerinize katılıyorum ben bir orta okul terk mezunu olmama rağmen yukarıdaki piyasa oyunlarının ve halkın cebinde ne varsa kılıfına uydurulup bir tezgah planlandığını ve sezgileriminde bu doğrultuda yukarıdaki tespitlerden anlaşılacağa üzere YANILMADIĞIMI buradan ifade etmek istedim kaleminiz ve bileğiniz dert görmesin sayın gürses yazılarınızı dikkatle takip edeceğim teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.