Ekonomi

TÜİK için büyük adım

Son günlerin en can alıcı konusu; açıklanan verilere olan güvensizlik.

Peki ne yapmalı? En kestirmeden söyleyeceğim şu: Hayati verileri toplayan, hesaplayan ve yayımlayan kurumun bu işi kurallı, yüksek standartta, şeffaf ve hesap verebilir biçimde yapması. Kurumun da özerk olması; yani hem idari hem de mali açıdan. Siyasi direktif altında da olmaması. İlgili ya da ilişkili kurum olarak bile icracı ekonomi bakanlığına bağlı olmaması.

Şikâyet mi edeceğiz? Yoksa iyileşme ve doğru biçimde yol almasına teşvik mi edeceğiz?

Gelin bu tartışmaların odağındaki TÜİK meselesinde yeni bir gelişmeye mercek tutalım.

Verilere dair grilik

Kamuoyundaki tartışmalarda, özellikle enflasyon, işsizlik, milli gelir gibi ana verilerde hep bir gölge var. Sayılarla oynandığı, olumsuz ya da vasat verilerin daha iyi gösterildiği kanaati oldukça yaygın. Bu çeşitli anketlerde açık biçimde görülüyor. Kimi zaman açıklayamadığımız, anlayamadığımız veri ya da sonuçlar da gri alan yaratıyor.

Yakın zamana kadar bu kanaati güçlendiren bir ekonomi politikası izlendiğinden, sis perdesi içinde kuşkular ve verilere olan güvensizlik büyüdü gitti.  Bu konuyu 2019 ortalarında yazmıştım. Bu tablo hiç değişmeden, yeni ekonomi yönetimini Lütfi Elvan’ın devralmasına kadar da sürdü.

Bu tartışmaların odağında da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) var. TÜİK ise bu konularda yeterince iletişim yapan bir kurum olamadı.

TÜİK’in açıkladığı verilere dayanarak, hane halkı ya da şirket, yerleşik olmayan yatırımcı gibi ekonomik birimlerce çeşitli parametreler belirleniyor; kiralar, ücret artışları, emekli maaş artışları, sözleşme bedelleri gibi ekonominin çok geniş bir alanını içine alıyor. TL’nin değerini koruma, fiyat istikrarını sağlama görevi olan Merkez Bankası, istatistik kurumunun bu verilerine dayanarak politika ve bunun patikasını oluşturuyor.

Şimdi TÜİK’ten kayda değer bir atılım geliyor.

O atılım da özellikle iki ana alanda, enflasyon ve işgücü verileri ile ilgili uzman akademisyenlerden oluşan 8-9 kişilik danışma kurullarının kurulması. Neredeyse tamamı iktisatçılardan oluşan bu kurulda, Merkez Bankası, TEPAV, BETAM, Türkiye Ekonomi Kurumu (TEK) gibi kurumlar da davet edildi.

İlk kurul oluşturuldu. İkincisi (İstihdam-İşgücü piyasası) yolda.

TÜİK’ten 2 Şubat Salı günü yapılan açıklamada “fiyat istatistikleri yöntem ve hesaplamaları konusunda ulusal ihtiyaçlar ve uluslararası gelişmelerin istişare edilmesi, ortaya çıkan ihtiyaçlar ile TÜİK tarafından belirlenen öncelikli konuların gözden geçirilmesi ve her yıl düzenli olarak değerlendirmelerin ve tavsiyelerin yer aldığı raporların hazırlanması amacıyla 2021 yılı ocak ayında Fiyat İstatistikleri Danışma Kurulu oluşturulmuştur” deniliyor.

Açıklamaya göre “Fiyat İstatistikleri Danışma Kurulu” ekonomi alanında çalışan akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kamu kurumu temsilcilerinden oluşuyor.

Kurul şimdiye kadar da (Ocak ayında) 3 kez toplanmış. Bu toplantılarda temel olarak, 2021 yılı için TÜFE’de planlanan değişiklikler ve madde ağırlıkları konusunda, Eurostat’ın güncel tavsiye kararlarını dikkate alarak yapmış olduğu çalışmalar gündeme alınmış ve üyelere bilgilendirme yapılmış.

TÜİK “erişilebilirlik ve açıklık” ilkeleri kapsamında Danışma Kurulu toplantı tutanaklarına ve raporlara TÜİK internet sayfasından erişim sağlanacağını duyuruyor.

Bu konuda edindiğim izlenim, başta TÜİK uzmanları ve yöneticileri kurum üzerindeki gölgenin dağıtılmasını ve kaliteli bir veri kurumu olmayı arzuluyor. Bunun için de kurumu güçlendirecek, kuralları kökleştirecek bir açıklık ve hesap verebilirlik peşindeler.

Kurullardan beklenen işlevlerin başında, teknik katkı almak geliyor. İkincisi, verilerin ve hesaplamaların kalite değerlendirmesi olacak. Bu kurulların bağımsız biçimde çalışması söz konusu olacak. Katılımcı üyeler, gizlilik sözleşmesi imzalayacaklar. Amacının, bu kurulun tartışmalarında belirecek değişikliklerin önceden kamuoyuna yansıtılmaması olduğu açık.

Kurullarda veri, hesaplama ya da yöntem üzerine yapılan öneri, tartışmalar şeffaf biçimde yayımlanacak. Kurulda yer alan üyeler, belli bir süre sonunda dönüşümlü biçimde yerlerini yeni üyelere bırakacak. Bu yeni üyeler de mevcutlar tarafından önerilecek. Süre, görev koşulları gibi konular sonradan belirlenecek.

En önemlisi…

Asıl önemlisi, bu kurul üyeleri kendilerine tanınan yetki ile online biçimde TÜİK’in ilgili verilerine ve hesaplamalarına, bunların ayrıntılarına erişebilecek.

Bu kurulların üyelerinin resmi olarak bir ‘denetim’ niteliği ya da işlevi yok. Ancak ‘sayılara ve hesaba nüfuz edebilen’ bir vasıfları olacak. Bir bakıma TÜİK ile kamuoyu arasında ‘zımni gözetmen’ niteliği olması demek. Bu, zincirleme olarak daha ileri bir ‘zımni denetim’ şapkası da veriyor onlara. Bunu açık ve kurumsal hale getirecek bir yola da gireriz umarım; Danışma ve Denetim Kurulu niteliğine kavuşturarak.

Tek potansiyel sorun şu; Danışma Kurulu üyelerinin enflasyon verilerine şüphe duyan kesimlerce ‘denetleyip, onaylayan’ bir elbise içinde görülme riskleri. Muhtemeldir ki bu yüzden resmî açıklamada da ‘denetleme’ gibi bir işlevden bahsedilmiyor. Doğru olan da bu. Bu bir başlangıç. İzleyen kilometre taşlarının denetim işlevini de içine alan bağımsız bir kurula evrilmesi yerinde olur.

 Kurul fikri kimden?

Görüştüğüm TÜİK yetkilileri, danışma kurulları kurma fikrinin kurum içinde şekillendiğini ve çalışmaların önceden yapıldığını, son bir ayda da bunun hızlandığını aktarıyorlar.

‘Verinin namusu’ açısından bu çok önemli; kurumun içindeki uzmanların buna sahip çıktığını göstermesi. Umalım ki kurum, siyasi gölgeden uzak özerk bir yapıya kavuşur.

Oluşturulan bu ilk kurula seçilen akademisyenler ve kurumların, bugüne kadar enflasyon, büyüme, istihdam ve işsizlik konularında çalışan, yayın yapan, yoğun araştırma yapanlar olduğu gözleniyor. Bu çerçevede izleme ve yayın yapan TEPAV-SPM, BETAM gibi kurumlar biliniyor. Türkiye Ekonomi Kurumu gibi sivil toplum kuruluşu da geniş bir iktisatçı grubunu bünyesinde barındırıyor.

Enflasyonla ilgili kurulda Merkez Bankası’nın da yer alması çok önemli. Ankara’da kamu niteliği olan kurumların birbirinden veri sakındığı bir ortamda TÜİK’in, yayınladığı veriye dayanarak para politikası izleyen Merkez Bankası’nı da kurula alarak, veri ve yöntem konusunda izleme, yöntemi sorgulama penceresi açması çok önemli.

Enflasyon Danışma Kurulu

Kurul üyeleri şöyle:

Güncelleme:

TÜİK 8 Şubat 2021 günü yaptığı duyuruda, “İŞGÜCÜ PİYASASI DANIŞMA KURULU” kurduğunu açıkladı.

Kurulun oluşumu ve üyeleri şöyle:

Uğur Gürses

“TÜİK için büyük adım” için 2 yorum

  1. Sayın Gürses,
    Bu kurulun içinde olması gerekenler arasında enflasyon sonuçları ile direk muhatap olan işçi – memur kesimini temsil edecek teknisyenlerin de olması gerekirdi . En azından Profesör Veysel Ulusoy olsaydı daha memnun olur daha güvenilir bulurdum.
    Bu haliyle ileriye doğru bir adım gibi gözükmesine karşın bir göz boyama olduğunu düşünüyorum.
    Yazılarınız ve bu son bilgilendirme için teşekkürler – saygılar

Hüseyin Kıvılcım için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.