Göç

Agadezli Beşir’den geriye kalan derin kesik

Hasan Söylemez’in “Tenere” adlı belgesel filmini merakla bekleyenlerdendim.

93 dakika sonra salondan çıkarken yüreğinde derin bir kesikle ayrılanlardanım.

Artık biliyorduk ki Akdeniz’de batan botlarda boğulup yaşamlarını yitirenlerin bir kısmı, Afrika’nın o yoksul kasabalarından çıkıp, o çölleri aşıp gelenlerdi. Kendilerini çepeçevre saran yoksulluğu yırtmak için çöllerden geçenlerin yaşam ve yol hikayesi anlatılıyordu Tenere’de.

2015’ten bu yana Avrupa’ya akan mültecilerin bir bölümü Afrika’dan geliyor. Akdeniz’i botlarla aşıp gelebilenler şanslı idi. Kuraklık, yoksulluk, iç savaşlar Afrika’dan gelen mülteci akımının en önemli nedeni.

2014 ve izleyen yıllarda Akdeniz üzerinden gelen mülteci sayısının her yıl 170-180 bin kişi olduğu, 2018’da bunun 90 bine düştüğü tahmin ediliyor.

Akdeniz havzasından Avrupa’ya mülteci akımının önemli kavşak noktalarından biri de Nijer’in Agadez kenti.

Söylemez’in tanıklığı kayda girmiş, o da belgesele dönüşmüş. Sahra çölünde Agadez’den Dirkou’ya kuş uçmaz kervan geçmez, sonsuz bir çöl menziline giren 47 yaşındaki Nijerli Beşir ve bir grup genç yol arkadaşının hikayesidir Tenere.

Tenere

Tenere, Tuareg dilinde “çöllerin çölü” demekmiş. Sahra çölü için söyleniyor.

Beşir ve yol arkadaşları, iki ağaçlıklı bölge arasındaki mesafenin 400 km, iki su kuyusu arasındaki mesafenin de 200 km olduğu bir sahrada maceralı bir yola giriyorlar.

Susuzluk ve sıcaktan ölmenin eşiğine gelenlerin kurtarıldığı, kavurucu sıcakta toz içinde bozulan araçların beklendiği, iş ve ekmek parası için silahlı haydutların saldırı tehditleri altında gidilen bir yol bu. Geceleri ise buz gibi.

Uçsuz bucaksız sarı bir çölde, yolun bile izinin olmadığı ama ara ara iz olsun diye bırakıldığı sanılan ama altında böyle bir çöl seyahatinde ölenlerin mezarlarının olduğu kamyon lastikleriyle bezeli bilinmez bir rota.

‘Drone’larla yapılan geniş açılı kayıtlar uçsuz bucaksız sarı-kızıl tonlu Sahra çölü yanında, yoksulluğun derin çaresizliğini de yansıtıyor.

Beşir, “yoksulluk olmasa bu yolculuğa çıkar mıydım hiç? Kahretsin bu yoksulluğu” derken, bir damla suyun olmadığı çöl kumuna göz yaşlarını bırakıyordu.

Asıl çarpıcı insan hikayesi, giden kocasının sağ salim dönüp dönemeyeceği endişesiyle gözü hep yolda olan Beşir’in karısında idi.

Söylemez, Beşir’in karısının “dağların arkasından seslendiğinde kalbimin içinde duyuyorum” dediğini ama bunu filme almadığını aktarıyor.

Tenere

Açlık ve yoksullukla baş etmeye çalışan Afrikalılar, çalışmak ve gelir sağlamak için göç ediyorlar.

Beşir de onlardan biri. Geçmişte petrol zenginliği içindeki Libya’ya gitmiş. İç savaş çıkınca yaralanmış, hastanede yatmış uzunca bir süre. O şanslıymış, etrafında ölenlere tanık olmuş.

Beşir gibi ekmek parası peşinde göç eden, Afrika’dan Avrupa’ya gitmeye çalışanlardan sadece Akdeniz’de 2014-2019 arası dönemde 17 bin 186 kişi yaşamını kaybetti.

Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı’nın verilerine göre sadece 2019’da 87 bin 315 mülteci Avrupa’ya deniz yoluyla girdi. Bunun yarısının Yunanistan’a olduğu not ediliyor. Ana karaya çıkış noktalarının İspanya, İtalya, Malta ve Kıbrıs olduğu görülüyor.

Uluslararası Göç Kuruluşu’nun (IOM) verilerine göre, Orta Afrika ve Batı Afrika’dan kuzeye doğru göç edenlerin önemli kısmı Libya’ya göç ederken yolda hastalanıyor, ölüyor. Nijer’de 2016’dan bu yana 20 bin kişinin Sahra Çölü’nde mahsur kalıp kurtarıldığı not ediliyor.

Avrupalı siyasetçiler kendilerine doğru akan bu mülteci akınını kesmeye ve hatta acımasız önlemler peşinde koşarken, umarım bu belgeseli izleme fırsatları olur.

Bu belgeselde Beşir’in içindeki yoksulluğa, açlığa, çaresizliğe, Sahra’da yol alan bir kamyonun içinden bakma fırsatı bulacaklar.

Müreffeh Avrupa ülkelerinin siyasetçileri, kapılarına gelen mültecilerin yaşamlarını tehlikeye atarak, geride binlerce ölü bırakarak neden hala akmaya devam ettiklerine kafa yormalı.

Agadezli Beşir’den geriye kalan bir derin kesik kaldı bu belgeselden. Basit bir empati belki; hangi coğrafyada doğacağımızı kendimiz seçebiliyor muyduk?

Teşekkürler Hasan Söylemez.