2018 Ekonomik Krizi, Ekonomi

969 dolarıma ne oldu?

Bugün açıklanan 2018 milli gelir hesapları, son çeyrekte yüzde 3 küçüldüğümüzü söylüyor. Sayılar, Türkiye’nin ekonomik krizde olduğunu tescil etmiş oldu.
Türkiye 2013’ten bu yana kişi başı milli gelirin yıllar içindeki seyri, aslında bize Türkiye’nin ekonomik ve siyasi savrulmasının da fotoğrafını veriyor: Türkiye halkının kişi başı geliri “yüksek gelirli ülke grubu” için Dünya Bankası’nın belirlediği 12 bin 56 dolarlık sınırdan giderek uzaklaşıyor. 2013’te ramak kalan sınırdan şimdi yüzde 20 daha düşük bir seviyeye gerilemiş oldu.
Milli gelir gelişmelerini DW Türkçe için yazdım. Okumak için şu bağlantıya tıklayınız:  969 dolarıma ne oldu?
Ekonomi, eğitim, istatistik, siyaset

Alışkanlıklarımız: Wikipedia güvenilir bir kaynak mı?

Şu yazıma, Bakan Nihat Zeybekçi yanıt verince şunu yazdım.

Bakan Zeybekçi, “yahu yanlış biliyormuşum, düzeltiyorum” diyebileceği bir olguyu, iddialı biçimde hem de yalan yanlış bir referansla yapınca iyice kendini çıkmaza soktu.

Nihai geldiği yer; Wikipedia’daki şu liste idi. Oysa ki bu kaynaktaki bilgi ve verilerin güvenliği tartışmalı. İsteyen bunları manipüle edebiliyor.

Alp Ulagay (@alpos) uyardı: Bakan bu referansı verdikten sonra Wikipedia’da önce Türkiye’nin yerine Slovak Cumhuriyeti konuldu.

Image

Türkiye listeden ‘uçtu’. Sonra Türkiye birinci ülke basamağına çıktı.

Image

Daha sonra, Türkiye yerine konuldu. Ama bu defa sırasında GSYH 1.400 yerine IMF’deki veri 1.174 yazılmıştı.

Şunu gördük; Wikipedia bilgi ve verileri, her ne kadar kaynak referansı gösterilse de doğru olmayabiliyor.

Bakan bana Wikipedia’yı referans gösterirken, ben Wikipedia’da yazılana değil, o bilginin kaynağı olarak gösterilen IMF kaynağına uzandım. Veriyi buldum, sıraladım. Bakanın dediği gibi değildi; ne Türkiye’nin sırası, ne GSYH verisi, ne de sıralamada yer alan ülkelerin veri dönemleri eşdeğerdi.

Buradan hepimiz ders almalıyız. Bakan bey hata yaptı ama; kimin yaptığından çok neyin hatalı olduğu ile ilgilenelim. Çünkü “Google’la ararım, Wikipedia’dan bulurum” sendromu kullanıldığı yere göre epey pahalıya mal olabilir.

 

 

 

 

 

Ekonomi, istatistik

Türkiye dünyanın 15. büyük ülkesi mi oldu?

Bakan Nihat Zeybekçi, bir Ekonomi Bakanı gibi değil de, Spor Bakanı gibi konuşuyor; tribünlere. İstisnasız her konuşmasında, temelsiz, altı boş, spekülatif, ekonominin temel ilkelerinden uzak sözlere tanık oluyoruz.

Bakın hafta sonu yaptığı konuşmada ne diyor? AA’nın haberinden okuyalım;

Türkiye’nin 2023 hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerlediğini kaydeden Bakan Zeybekci, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisine girme ve Avrupa’da 3’üncü olma hedefiniz varsa, gündemler çok hızlı değişir. Dünya Bankası Türkiye’yi satın alma paritesinde 1,4 trilyonluk geliriyle dünyada 15’inci ülke olarak açıkladı. Başka bir deyişle Türkiye dünyanın şu an en büyük 15’inci ekonomisi” diyerek Türkiye ekonomisinin her geçen gün güçlendiğini belirtti.

Tek kelimeyle; Yanlış. Doğru değil. Hem de iki yanlış; hem 1.4 trilyon dolar değil, hem de 15. sırada değiliz.

Sahi sayın bakan bu sayıları nereden bulmuş?

Gelin o listeye beraber bakalım. Tabloyu tam olarak görebilmek için, üzerine tıklayınız.

Tablodaki değerler (milyar dolar)

Image

Tablodan görüleceği gibi, Türkiye satına alma gücü paritesine göre 17., cari kurlarla bakılırsa da 18. sırada yer alıyor.

Verileri şuradan da edinebilirsiniz: http://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.MKTP.PP.CD/countries/order%3Dwbapi_data_value_2012%20wbapi_data_value%20wbapi_data_value-last?order=wbapi_data_value_2012%20wbapi_data_value%20wbapi_data_value-last&sort=desc&display=default

Satın alma gücü paritesinin ne anlama geldiğini ve sıralama ile ilgili diğer ilginç ayrıntılar için şuradaki yazıma da bakabilirsiniz.

Sonuç; Ekonomi Bakanlığı gibi ciddi bir iş yapıyorsanız, sayılara bakacaksınız, ya da sayılara bakan danışmanlarınız olacak, uluslararası ekonomideki gelişmeleri izleyen ekonomistler olacak etrafınızda, o da olmadı gazetelerde ne yazdığını izleyeceksiniz.

 

Ekonomi, gündelik iktisat, istatistik, siyaset, Uncategorized

Milli gelirdeki artış oranı ne?

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 15 Haziran günü Twitter’daki hesabından şunu yazdı: “Türkiye’nin gayri safi milli hasılası 2002’de 230 milyar dolarken bugün 786 milyar dolara yükseldi. 3.5 kat arttı
İktisatçı Prof. Dani Rodrik ise Twitter hesabından yanıtladı: “Eminim bakan Şimşek reel ve cari arasındaki farkı biliyordur. Gayri safi milli hasıla %63 arttı %350 değil” dedi.
Bu konudaki yazışmanın ana noktası buydu.

Bakan Şimşek “Ben üst düzey yatırım bankalarında ve uluslararası kurumlarda ekonomist olarak 15 yıldan fazla çalıştım ve reel bazda kişi başına düşen gayri safi milli hasıla kullanmadım” dedi ama, yaptığı hatayı örtemezdi bu sözler.
Bakan Şimşek, siyasete girmeden önce Merrill Lynch’de analist olarak çalışıyordu. 2007’de siyasete atıldı, milletvekili ve bakan oldu.
Bu konuda çok önceden de yazmıştım; teknik niteliği olan uzmanlar siyasete atılınca ‘o elbiseyi’ kaçınılmaz olarak giyiyorlardı.
Rodrik haklı. Belli bir dönemdeki milli gelir artış hesabını, cari fiyatlarla milli geliri alarak yapamazsınız. Hele ki bizim gibi yüksek enflasyon yaşayan bir ülkede. Şimşek bunu yapmıştı. 2012’deki milli gelirin dolar karşılığını 2002’deki dolar karşılığı ile oranlıyor “3.5 kat arttı” diyordu.

Bunu anlamak için basit bir örneğe bakalım;

2002’deki GSYH’nın 100 olduğunu ve 2012 yılına kadar ekonomik büyümenin her yıl sıfır olduğunu kabul edelim. 2002-2012 arasındaki birikimli enflasyon yüzde 142 olmuş.
2002-2012 arsaında dolar kurundaki değişim ise sadece yüzde 9.2 olmuş.
Şimdi milli geliri dolar cinsinden hesaplayalım…
2002=100, TL/dolar= 1.6345 GSYH=100/1.6345= 61.1
2012=242, TL/dolar=1.7826 GSYH=242/1.7826= 135.7
Görüldüğü gibi; 10 yıl boyunca sıfır büyümeye sahip olan, ama yıllık ortalama yüzde 10.5’e yakın enflasyonu olan bir ülkede cari fiyatlarla GSYH ‘büyüyecektir’. Döviz kuru da yavaş seyretmişse (enflasyondan daha düşük bir artış oranına sahipse) nominal milli gelirin dolar karşılığı da büyümüş olacaktır. Örnekte olduğu gibi. Ekonomi hiç büyümemişken, enflasyon ve kur etkisiyle GSYH iki katından fazla büyümüş görünmektedir.
İşte bu yüzden, çıkıp da “milli gelir 10 yılda yüzde 122 büyüdü” (135.7/61.1) demiş olsaydım, birinin “şaka mı yapıyorsunuz?” demesi kaçınılmazdır. Ama bunu bir bakan söylüyorsa vahim bir durumdur.
Dani Rodrik, Mehmet Şimşek’e yanıt verirken şu verilerin linkini de eklemişti. Bu verilerin tablolaşmış hali aşağıda.

10 Yılda GSYH büyümesi yüzde 63, kişi başı GSYH artışı ise yüzde 43. Mehmet Şimşek’in hesabındaki “artış oranı” da GSYH’nın dolar karşılığındaki yüzde 242’lik (3.5 kat)  artış  olarak tablonun en altında yer alıyor.

Sonuç: 10 yılda kişibaşı GSYH yüzde 43 arttı. Yıllık artışların ortalaması ise yüzde 3.8

GSYH  GSYH GSYH GSYH
Milyar Milyar Kişi Başı Kişi Başı
TL $ TL (Yıllık %)
1998 Fiy. Cari Fiy. 1998 Fiy.
2002                  73                     232                1,099   
2003                  76                     303                1,142    3.9%
2004                  84                     392                1,233    8.0%
2005                  91                     483                1,320    7.1%
2006                  97                     529                1,394    5.6%
2007                101                     649                1,442    3.5%
2008                102                     730                1,434    -0.6%
2009                  97                     614                1,346    -6.1%
2010                106                     731                1,450    7.7%
2011                115                     774                1,554    7.1%
2012                118                     795                1,574    1.3%
10 Yıllık değişim: 63% 243% 43%
Yıllık ortalama >> 3.8%

Kaynak: TÜİK, IMF

2011 Sonrası veriler tahmin