Ekonomi

IMF’den 2020 ve 2021 küresel ekonomik küçülme-toparlanma senaryoları

IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda, Korona virüs salgını nedeniyle 2020 yılının tamamında küresel ekonominin yüzde 3, Türkiye ekonomisinin de yüzde 5 küçüleceği tahmini yapıldı.

IMF’nin tahminlerinde, küresel salgının 2020’nin ikinci altı ayında kaybolmaya başlayacağı, karantina koşullarının aşamalı olarak kaldırılacağı varsayımı temel senaryo olarak alınmış.

Ekonomilerdeki bozulmanın ağırlıkla Nisan-Haziran dönemini içeren ikinci çeyrekte olacağı, sonrasında da aşamalı bir toparlanma varsayımı yapılmış.

Salgından sert biçimde etkilenen ülkelerin 2020’de çalışma günlerinden yüzde 8’ini kaybedecekleri varsayılmış. Koruyucu önlemler ve sosyal mesafe adımları atan diğer ülkeler ise 2020’deki işgünlerinden yüzde 5’ini kaybedecekleri varsayılmış.

IMF’nin alternatif senaryolarına göre ise şöyle bir “ilave tablo” ortaya çıkıyor;

Ana senaryo: Ekonomilerdeki bozulma ağırlıkla Nisan-Haziran dönemini içeren ikinci çeyrekte, sonrasında da aşamalı bir toparlanma ile 2020’de yüzde 3’lük bir küresel küçülme, 2021’de yüzde 5.8’lik bir büyüme.

  1.  Salgının kontrolü ana senaryodan uzun sürerse 2020’de ana senaryoya yüzde 3’lük bir ilave küçülme. Yani 2020’de yüzde 6’lık bir küçülme demek.
  2. Eğer 2021’de ikinci dalga bir salgın ortaya çıkarsa 2021’deki ana senaryonun 5 puan altında bir büyüme; yani 2020’deki yüzde 3’ük küçülmenin devamında 2021’de sadece yüzde 0.8’lik bir büyüme.
  3. 2020’deki salgın ana senaryodakinden daha uzun sürerse 2021’de de ikinci bir salgın dalgası ortaya çıkarsa 2020’de 1 puan, 2021’de de 8 puan ilave küçülme. Yani 2020’de yüzde 4, 2021’de 2.2 küçülecek demektir.

IMF baş ekonomisti Gita Gopinath, “iyimser olmak için sebepler var” diyerek, güçlü bir sosyal mesafe uygulaması ile yen vaka artışlarının düşmeye başladığına işaret ediyor. Ülkelerce hızlı ve kapsamlı ekonomi politikası adımlarıyla bireylere ve şirketlere bir kalkan oluşturulduğunu söylüyor.

Türkiye tahminleri

IMF Türkiye’nin 2020’de yüzde 5 küçüleceğini, ama 2021’de yüzde 5 büyüyerek toparlanacağı tahmini yapıyor. 2020’de enflasyonu yüzde 12, cari dengeyi de GSYH’nın yüzde 0.4’ü kadar fazla öngören IMF’nin işsizlik tahmini yüzde 17.2

Sonuç olarak ana senaryo çerçevesinde 2021 sonuna kadar büyüme yok.

IMF’nin tahminlerinin her zaman “ılımlı” ile “”temkinli” arasında olduğu dikkate alınırsa gerçekçi tahminlerin daha olumsuz bir tabloda olması muhtemel. Bunun iyi örneği de şurada; IMF cari dengede GSYH’ya göre yüzde 0.4’lük fazla vereceğimizi tahmin ederken kabaca en iyimser tarafından 20 milyar dolarlık kaybı dikkate almamış görünüyor.

Uğur Gürses

2018 Ekonomik Krizi, Ekonomi

IMF perde arkasından bağırdı: “resesyondasınız”

IMF’nin Dünya Ekonomik Görünümü (WEO) Ocak güncellemesi yayımlandı. Küresel büyüme tahmini ekim ayındaki tahminlerine göre 0.2 puan azaltıldı; gelişmiş ülkelerin büyüme tahmini 0.10 puan, gelişen ülkelerin ise 0.20 puan düşürüldü.

Gelişen ülkelere dair tahminlerde dikkat çeken şuydu; Türkiye’nin de içinde bulunduğu “Gelişen Avrupa” alt grubunda 2019 büyüme tahmini tam 1.3 puan düşürülmüştü.

Ekran Resmi 2019-01-23 13.46.23

Ekim ayında yayımlanan tahminlerde tüm ülke tahminleri yer alırken, Ocak güncellemesinde bu ayrıntıda yayımlanmıyor.

Ekim’de Türkiye’ye dair 2019 büyümesi yüzde 0.4 tahmin ediliyordu.

Peki IMF’nin Ocak güncellemesinde “Gelişen Avrupa” alt kalemindeki kayda değer düşüşün nedeni Türkiye’ye dair tahminlerin belirgin biçimde aşağı çekilmesi miydi?

Evet öyle.

IMF yetkilileri bu konuda açıklama yapmadılar.

Ancak IMF’nin web sitesindeki raporun özeti açıklanırken, gelişen ülkelere dair büyümede Ekim ayı tahminlerin aşağı çekilmesinin ana nedeninin (0.2 puan) Türkiye’ye dair büyük daralma beklentisinden kaynaklandığı yazılmış.

Ekran Resmi 2019-01-23 12.31.19

“Gelişen Avrupa” grubunda hangi ülkelerin olduğuna bakıldığında da durum gayet açık biçimde anlaşılıyor.

Aşağıda, Ekim ayında ayrıntılı biçimde yayımlanan yıllık büyüme tahminleri yer alıyor; tablonun beyazlanmış bölümünde.

Çok açık biçimde görülüyor ki; 2019’da “Gelişen Avrupa” (Emerging and Developing Europe) alt grubunda yüzde 2 olarak gösterilen büyüme tahmininin Ocak ayında 1.3 puanlık azalışla yüzde 0.7’ye düşürülmesini gerektirecek en önemli unsurun, Türkiye’ye dair ekonomik büyümenin büyük bir ihtimalle yüzde 1 – 1.5’luk bir küçülmeye dönüştüğünü varsaymak yanlış olmaz.

Bu grupta Türkiye ile birlikte, Balkan ülkeleri, Polonya, Romanya, Macaristan, Sırbistan yer alıyor.

Çoğunun IMF’nin Avrupa için öngördüğü potansiyel ekonomik yavaşlamadan paylarını alacakları, bunun da bu yavaşlamanın en yüksek olacağı Almanya kadar (0.3 puanlık daha düşük büyüme) olacağını varsaysak bile; bu grup için tahmin edilen 1.3 puanlık aşağı yönlü güncellemenin tamamını açıklamaz. Kaldı ki; “Gelişen Avrupa” grubunda bu ülkelerin milli gelirlerinin büyüklüğü ile orantılı etkileri olduğu hesaba katılırsa 1.3’lük bir tahmin düşüşünü ancak Türkiye’ye dair tahminin düşüşü yaratabilir.

Ekran Resmi 2019-01-22 22.25.22

Çok açık ki; IMF, Türkiye’nin 2019’da yüzde 1-1.5 küçüleceğini tahmin ediyor olmalı.

Ocak güncellemesinde geleneksel olarak her ülkenin ayrıntıları yayımlanmadığından bunu da “sayıları örtülü” ama açıkça sözlü biçimde ilan ederek yapmış oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 10 Ocak günü yaptığı konuşmada, “Son 3-4 ayda yaşadığımız süreç ve bunun çıktıları dengelenme sürecinin adım adım devam ettiğini gösteriyor. Resesyon bekleyenler üzülmeye devam edecekler. Bakan deyince değil de, Dünya Bankası Başekonomisti deyince gibi” diyordu.

İşin doğrusu, ülke resesyona giderken toparlanırsa koşullar iyileşirse bu ülkenin yurttaşı olan kim buna üzülür ki? Başkalarının bundan sevinç duyacağını düşünmek de hiç normal değil.

IMF de şimdi yarı-örtülü biçimde Türkiye ekonomisi için “resesyonda” demiş oldu.

“İyi diyelim, iyi olsun” temennisini yurttaşlar yapar da; ülkeyi yönetmeye talip olup o koltuklarda oturanların ise iyi olmaya yol açacak politika önlemlerini almaları beklenir. Palyatif, kozmetik ve piyasa dışı önlemlerden ötesi henüz görülmedi.

Ankara’da ekonomi direksiyonunu elinde tutan siyasetçilerin “Alice harikalar diyarında” temalı “algıyı yönetirsek işler düzelir” politikası işlemiyor. Zaman geçtikçe de hasar büyüyor.

Uğur Gürses

cropped-20708353_251044232081771_6369633781164818234_n-1.jpg