Ekonomi, para politikası

Ödül ve onanma arzusu

Neden sıradan olan ödüllere meraklıyız? Neden sürekli bir onanma arayışımız var?

Dünyada çeşitlli dergiler, çeşitli kurum ve kişilere ödül verirler. Ödül alanlar açısından ‘kadir kıymet bilme’ nişanesi olduğundan, hem yapılan işin takdiri olarak görülür, hem de rakipler arasında farklılaşma, ‘çıta üstünde’ yer alma konumu nedeniyle ayrıca ‘gurur kaynağı’ olarak vitrine konulur.

Kimi dergilerde ise verilen reklam ve ilanla orantılı bir ödül parametresi var. En azından böyle olması, diğer dergilerin kredibilitesini de çıta altına çekiyor.

Banker dergisi de yıllardır ödül dağıtır. Bizlerin çok sıcak olarak anımsadığı “Yılın Merkez Bankası Başkanı’ ödülüdür; Erdem Başçı’ya verilmişti.

İşin en ilginç tarafı, bu ödülü Erdem Başçı ve Merkez Bankası dışında, kendini Merkez Bankası’na ve Erdem Başçı’ya yakın hisseden ya da biraz da ‘tribün taraftarı’ gibi yaklaşan kesimlerce hep ön plana çıkarılmasıydı. Başarıyı ekonomideki sonuçlardan değil de, dergilerin verdiği ödüllerde aramak tuhaf değil mi?

Geçenlerde yazmıştım; Erdem Başçı Ekonomist Dergisi’nin ‘Yılın Başarılı Bürokratı’ ödülünü almaya gelmedi. Çok yerinde bir karardı. Daha önce Durmuş Yılmaz için yazmıştım; ‘bu ödülü enflasyon hedefini tutturduğumuzda gelir alırız” derse daha itibar kazanırdı. Öyle de yaptı.

Güney Kıbrıs’ta batan ve kapatılan 112 yıllık Laiki Bank da, Banker Dergisi tarafından ‘Kıbrıs’ta Yılın Bankası’ seçilmiş. Ne zaman? 2010’da.

Gelin şu ödül fanatizminden vazgeçelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir