Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın’ın düğününe başta bankalar olmak üzere finans dünyasının yöneticilerini davet ettiği ve düğünde kutular dolusu takı kabul ettiğini gazeteci Timur Soykan’ın haberinden öğrendik.
Soykan’ın haberinde, 19 Eylül’de İstanbul Şişli’deki 5 yıldızlı Radisson Blu Hotel’de yapılacak düğüne tam bir ay öncesinde finans kuruluşlarına davetiyeler gönderilmeye başlandığı anlatılıyor.
BDDK bankalar, finansal kiralama şirketleri, varlık yönetim şirketleri ve faktöring şirketlerinin faaliyetlerini düzenliyor ve denetliyor.
BDDK Başkan Yardımcısı etik dışı bir davranış sergileyerek, üzerinde otoritesi olan finansal kurumların yöneticilerini düğüne davet ederek takı kabul etmiş. Davetiye gönderse takı kabul etmese sorun olmayacaktı. Takı toplayacağı törene davetiye göndermek, açık biçimde ‘beni görün’ sinyali idi. Öyle de olmuş. Ülkede hukuk tanımaz biçimde keyfi kararların alındığı bir süreçte finans yöneticileri koşa koşa davete icabet göstermişler.
Bu onların sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor; banka yöneticilerinin de en başta kendi müşterilerine paydaşlarına bu durumu izah etmesi beklenirdi. Gayri ahlaki bir tutumu göstere göstere yapmanın nasıl bir izahı olacaksa…
Şimdi gelelim BDDK Başkan Yardımcısı’nın durumuna.
Etik dışı davranışı kim sergilerse sergilesin, BDDK’nın bir kural seti var; o da kurumun tüm çalışanlarının mesleki ve etik ilkelerine dair yönetmeliğe tabi olması.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyeleri ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu personelinin uyacakları meslekî ve etik ilkelere dair yönetmelik, çalışanları epeyce katı kurallara tabi kılıyor. Özellikle denetim radarında olan kuruluşlarla mevduat, kredi, kredi kartı gibi konularda kırmızı çizgiler konuluyor. Örneğin BDDK kurum personelinin, “yerinde denetim sırasında mutat mekân ve bu mekânda bulunan demirbaşlar dışında, kuruluşların olanaklarından yararlanamaz. Yararlanma ihtiyacı, halin icabından dolayı kaçınılmaz ise, hizmet bedelinin Kurum tarafından ödenmesi esastır” deniliyor.
Öyle ki mahkemelerde bilirkişi olarak atanmaları halinde bile çekilmeleri gerekiyor.
Peki yönetmelik hediye takı konusunda ne diyor? Yönetmelik, yönetmelikte bulunmayan hususlarla ilgili olarak “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” hükümlerinin uygulanacağını kayda almış.
İşte “hediye alınabilir mi?” ya da “Takı kabul edilebilir mi?” sorularının yanıtı burada: Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik.
Oraya geleceğim ancak önce BDDK içinde süreçlerin nasıl çalıştığına bakalım.
BDDK içinde bir Etik Komisyonu var; Başkanı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı’ndan sorumlu Başkan Yardımcısı, üyeleri ise diğer başkan yardımcıları ve Hukuk İşleri Daire Başkanı ile Destek Hizmetleri Daire Başkanı’ndan oluşuyor.
Yani etik ihlali yapan başkan yardımcısı Mustafa Aydın, Etik Komisyonu üyesi aynı zamanda. Durun gülmeyin.
Etik ihlali olduğunda ne oluyor? Yönetmeliğe göre “Kurum personelinden meslekî ve etik ilkelere aykırı davranışta bulunanlar hakkında ilgili mevzuata göre işlem yapılır” deniyor.
Peki yönetmeliğin hükümlerinin yürütülmesinden kim sorumlu? BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu. İşe bakın, o da etik ihlali yapılan düğünde şahit olarak bulunuyor; hem nikaha hem de yardımcısının etik ihlaline şahitlik ediyor.
Ben de BDDK’ya sordum; ne yapıldı diye, yanıt alamadım.
Tek bildiğimiz, Murat Yetkin’in yazdığına göre ki ben de aynı yanıtı aldım; “gereği yapılacak”. Ne yapılacak diye sorunca “Etik Komisyonu’na sevk” yanıtını aldım.
Kamunun etik kuralları
Gelelim Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe.
Kamu görevlilerinin hediye alma ve menfaat sağlama yasakları şöyle yazılmış:
Hediye alma ve menfaat sağlama yasağı
Madde 15 — Kamu görevlisinin tarafsızlığını, performansını, kararını veya görevini yapmasını etkileyen veya etkileme ihtimali bulunan, ekonomik değeri olan ya da olmayan, doğrudan ya da dolaylı olarak kabul edilen her türlü eşya ve menfaat hediye kapsamındadır.
Kamu görevlilerinin hediye almaması, kamu görevlisine hediye verilmemesi ve görev sebebiyle çıkar sağlanmaması temel ilkedir.
Kamu görevlileri, yürüttükleri görevle ilgili bir iş, hizmet veya menfaat ilişkisi olan gerçek veya tüzel kişilerden kendileri, yakınları veya üçüncü kişi veya kuruluşlar için doğrudan doğruya veya aracı eliyle herhangi bir hediye alamazlar ve menfaat sağlayamazlar.
Kamu görevlileri, kamu kaynaklarını kullanarak hediye veremez, resmi gün, tören ve bayramlar dışında, hiçbir gerçek veya tüzel kişiye çelenk veya çiçek gönderemezler; görev ve hizmetle ilgisi olmayan kutlama, duyuru ve anma ilanları veremezler.
Uluslararası ilişkilerde nezaket ve protokol kuralları gereğince, yabancı kişi ve kuruluşlar tarafından verilen hediyelerden, 3628 sayılı Kanunun 3. maddesi hükümleri saklı kalmakla birlikte, söz konusu maddede belirtilen sınırın altında kalanlar da beyan edilir.
Aşağıda belirtilenler hediye alma yasağı kapsamı dışındadır:
a) Görev yapılan kuruma katkı anlamına gelen, kurum hizmetlerinin hukuka uygun yürütülmesini etkilemeyecek olan ve kamu hizmetine tahsis edilmek, kurumun demirbaş listesine kaydedilmek ve kamuoyuna açıklanmak koşuluyla alınanlar (makam aracı ve belli bir kamu görevlisinin hizmetine tahsis edilmek üzere alınan diğer hediyeler hariç) ile kurum ve kuruluşlara yapılan bağışlar,
b) Kitap, dergi, makale, kaset, takvim, cd veya buna benzer nitelikte olanlar,
c) Halka açık yarışmalarda, kampanyalarda veya etkinliklerde kazanılan ödül veya hediyeler,
d) Herkese açık konferans, sempozyum, forum, panel, yemek, resepsiyon veya buna benzer etkinliklerde verilen hatıra niteliğindeki hediyeler,
e) Tanıtım amacına yönelik, herkese dağıtılan ve sembolik değeri bulunan reklam ve el sanatları ürünleri,
f) Finans kurumlarından piyasa koşullarına göre alınan krediler.
Aşağıda belirtilenler ise hediye alma yasağı kapsamındadır:
a) Görev yapılan kurumla iş, hizmet veya çıkar ilişkisi içinde bulunanlardan alınan karşılama, veda ve kutlama hediyeleri, burs, seyahat, ücretsiz konaklama ve hediye çekleri,
b) Taşınır veya taşınmaz mal veya hizmet satın alırken, satarken veya kiralarken piyasa fiyatına göre makul olmayan bedeller üzerinden yapılan işlemler,
c) Hizmetten yararlananların vereceği her türlü eşya, giysi, takı veya gıda türü hediyeler,
d) Görev yapılan kurumla iş veya hizmet ilişkisi içinde olanlardan alınan borç ve krediler.
Kim harekete geçecek?
Peki kim harekete geçecek? Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğe göre Kamu Etik Kurulu Başkanlığı, BDDK Başkan Yardımcısının pozisyonu itibariyle resen harekete geçmek zorunda artık: “Madde 36 — Kurulun inceleme yetkisi içinde bulunan bir kamu görevlisinin etik ilkelere aykırı davrandığının çeşitli yollarla öğrenilmesi üzerine Kurul resen inceleme yetkisini kullanabilir”.
Kamu Etik Kurulu’nun kararı ihlal yönünde çıkarsa Cumhurbaşkanlığı’na bildiriliyor, sonra Resmî Gazete’de ilan ediliyor.
Yönetmelikte belirlenmiş bir süre yok. Oysa konunun ilk elden muhatabı Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu inceleme süresince ilgili kişinin görevden uzaklaştırılmasını isteyebilir. Bakan Şimşek’e bunu sormak gerekiyor.
Etik-yasa özenle çiğnenir
Daha eğlenceli kısmı ise sona sakladım.
Zira kanunda yazılı olduğu halde buna uymayan biri, hem de BDDK Başkanlığı yapmış biri, Mehmet Ali Akben şu anda Vakıf Katılım Bankası Genel Müdürlüğü yapıyor. Oysa yasanın 86. maddesine göre “Kurul Başkan ve üyeleri, görevlerinden ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde Kurumun denetlemekle ve düzenlemekle görevli olduğu sektör ve alandaki özel kuruluşlarda görev alamazlar. Bu fıkra hükmüne uymayanlara 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen cezalar verilir.”
Ne yasa dinlemişler ne de etik kural.
Kamu Etik Kurulu karar verdiğinde ne oluyor sorusunun yanıtı ise kocaman bir hiç.
Elimizde çok somut bir karar ve sonucu var.
Bakın ne olmuş?
Kamu Etik Kurulu’nun 2018/140 sayılı kararı, zamanın 2018’de Hazine Müsteşarının etik ihlali yaptığını saptıyor. Etik ihlalini ise karardan aktararak paylaşalım, şöyle:
“Müsteşarın makama özel tahsisli olan mevcut kamu konutunun iade edilmesi ve yerine yeni bir kamu konutunun kiralanarak tefriş edilmesi sürecinde, eşya alımlarının Müsteşarın aile fertlerinin de refakatinde yapıldığı, dolayısıyla kendisinin bilgisi dâhilinde olduğu; Bu konuda sosyal medyada ve bir internet haber sitesinde özellikle yüksek fiyatla lüks eşyaların satın alındığı hususunda eleştirilerin yapıldığı ve ayrıca Kurum içinde konuşulduğu; Olayların akabinde kendisinin emir ve talimatı altında bulunan satın alma görevlileri hakkında eşyaların piyasa değerinin üzerinde satın alındığı iddiası ile soruşturma açılması ve sonuçta bu kişiler hakkında en alt disiplin cezası öngörülerek bunun da kamu görevlilerinin olumlu sicili gerekçe gösterilerek uygulanmamasına ilişkin karar verilmiş ise de; Bu durumun görevini yapan kişileri mağdur ettiği sonucuna ulaşıldığından; Müsteşarın, Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Saygınlık ve güven” kenar başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kamu görevlileri, kamu yönetimine güveni sağlayacak şekilde davranırlar ve görevin gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını davranışlarıyla gösterirler. Halkın kamu hizmetine güven duygusunu zedeleyen, şüphe yaratan ve adalet ilkesine zarar veren davranışlarda bulunmaktan kaçınırlar.” hükmüne aykırı olarak etik dışı davrandığına.”
Peki kamuya ilave yük getiren etik dışı işlerin mali faturası Hazine’ye ödendi mi? Bunu bilmiyoruz. Ama bildiğimiz şu; etik ihlali yapan eski Hazine Müsteşarı şimdi Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı koltuğuna oturtuldu! Şunu da biliyoruz ki bu atamayı Bakan Şimşek yapmadı. Beştepe’nin tasarrufu ile oturtuldu o koltuğa.
İşte bu yüzden etik ihlali kararı çıksa da kimsenin yüzü kızarmayacak. “İşlerine güçlerine” bakacaklar.
Nitekim eşzamanlı biçimde ABD’de New York Belediye Başkanı Eric Adams’ın yolsuzlukla ilgili olarak 5 konuda dava açılması ve çoğu suçlamalarda Türkiye’nin konsolosluğu ve Türkevi’ne sağlanan yasa dışı faydalar karşılığı yasa dışı hediye ve seyahatler aldığı iddiası bomba gibi patladı. Ankara’da kimse sesini çıkarmazken, muhalefet lideri Özgür Özel “normalleştirme” çabasına girişti. Gelen tepkiler üzerine ‘kim buna teşebbüs etmişse cezasını çeksin” türünden ‘onarım’ çabasını ekledi. Rüşvet almak yasak da vermek suç değilmiş sanki. Muhalif gazetelerde bile birinci sayfalarda yer bulmadı.
BDDK Başkan Yardımcısının etik ihlali de zamana yatırılıp bir güzel uyutulur. Öyle ya Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı ülkede ne yasa ne yönetmeliği kim takar?
Bakan Şimşek de New York’ta uluslararası yatırımcıları kurum ve kurallar kalmış gibi yatırıma davet eden konuşmalar yapıyor. (Kimlerse hep salonlarda sırttan fotoğraflar paylaşılıyor. Çoğuunlukla da Türk’ün Türk’e konferansı biçiminde geçiyor).
BDDK gibi önemli bir kurumun üst yöneticisi hediye kılıfıyla açıktan avanta sağlıyor, yatırımcılar da bu yöneticilerin denetlediği bankalara yatırım yapmaya çağrılıyor.
Haydi buyurun yatırın.
